Dünyanın merkezinin neresi olduğu sorusunun yanıtının nerede olduğunu belirlersek içinde geçmekte olduğumuz sürece doğru tanı koymuş olacağız. Yeraltı zenginliğin olduğu bölgeler yanıtını verirsek fazladan abartmamış olacağız. Bu nedenle de bölgemizin dünyanın merkezi olduğu gerçeğiyle emperyalizmin bölgemizde sürekli olarak saldırı hazırlığında olduğu bilinmelidir. Son yıllarda Irak’ta nükleer silah olduğu savı ile harekete geçen başta Birleşik Amerika Devletleri bu silahları alabilmek adına saldırıya geçerek ülkeyi işgal ettiler.
Irak’ı işgal eden Amerikan Ordusu ilk olarak ülkenin Petrol Bakanlığını ele geçirerek diğer bölgeleri bir süre sonra işgal ettiler. Şimdilerde de alacaklarını almış olmanın havası ile ülkeyi terk ederek ayrılmanın hazırlığını yapıyorlar. Buraya demokrasi getireceği vaadiyle gelenlerin şimdilerde işgal ettikleri ülkeyi getirdikleri nokta ortalıklarda duruyor . .
Diğer yandan emperyalizmin maşası olan karşımızdaki unsurun yöneticileri bölge ülkeleriyle kurdukları yapı gündemdeki yerini koruyor. Öncelikle yarım asrı aşkın süredir karşımızdakiler Kıbrıs Türkleriyle uzlaşabilmek için güven arttırıcı önlemleri öne çıkarıyorlar. 1955’li yıllardan bu yana Kıbrıs Türklerinin haklarını gasp edenlerin öne sürdükleri gerekçelerin haksız olduğu biliniyor. Bütün bilinenlere karşın ısrar ediyor olmaları çözümün önünde takoz olduklarının göstergesidir.
BM Genel Sekreteri Butros Gali’nin hazırladığı çözüm önerilerinin büyük ölçüde taraflarca kabul edilmesine karşın karşımızdakiler uzlaşının gerçekleşeceği yakın sürede güven arttırıcı önlemler konusunda yan çizerek konuyu yokuşa sürdüler. Şimdilerde ise aradan geçen kayıp süreye karşın adada uzlaşı için güven yaratıcı konularda ısrar edip engel çıkarmaya devam ediyorlar. Kıbrıs uyuşmazlığının çözümünün sağlanması için gerçekçi ve samimi olmak gerekiyor mu ne…
Sevgiyle Güzel Kalınız.